46  

  Ana Sayfa
  Dergimiz Hakkında
  Arşiv
  Yazarlarımız
  Yazışma
  Eski Sayıların Fihristi
  Kitap Mübadelesi ve Satışı







 

 

 

 
 

Bu sayıdaki yazılar:

İsmail Bey Gaspıralı Sempozyumu
26-27 Ekim 2001
Ankara
6144 kelimedir.

GASPIRALI'NIN EDEBÎ ESERLERİNE GENEL BİR BAKIŞ
ve "DARÜRRAHAT MÜSLÜMANLARI" ROMANI

Prof. Dr. Yavuz Akpınar

Türk dünyasının büyük önderi, ideologu İsmail Gaspıralı'nın eserleri, ismi kadar iyi bilinmemektedir. Genelde fikir adamı olarak tanınmasına ve gerçekten de öyle olmasına rağmen, o, aynı zamanda bir roman ve hikâye yazarı; edebiyatın nazarî problemleri ve eleştiri konularında önemli görüşler bildirmiş bir edebiyatçıdır.

Dönemin şartları gereği birçok yazısında açıkça ismini kullanmamış zaman zaman bazı takma adlardan yararlanmıştır. Onun en iyi bilinen imzalarından biri "Molla Abbas Fransevî"dir. Bu imza ile genelde edebî eserler; roman ve hikâyeler yazsa da aynı imzayı kullandığı "Hava Yüzünde Seyahat" (1895), "Kamus-İ İlmiye ve Fenniye" (1905), "Bela-yı İslâm" (1905), "Din ve Dünya; Akıl ve Nakil" (1905) gibi fikrî-ilmî eserleri, bazı yazıları da vardır.

Şimdiye kadar İsmail Bey'in roman ve hikâyelerinden söz eden araştırmacılar, herhalde doğrudan doğruya onun eserlerine ulaşamadıkları için ikinci dereceden, bazen de üçüncü dereceden kabul edilebilecek kaynakları kullanarak çoğu kere yetersiz, bazen de oldukça eksik ve yanlış bilgiler vermişlerdir. Biz elimizde bulunan Tercüman gazetesi koleksiyonuna ve İsmail Bey'in ulaşabildiğimiz bazı eserlerine dayanarak bilgi vereceğiz.

20 Ekim 2001 tarihinde İstanbul Türk Ocağı'nın düzenlemiş olduğu "Yüzyılda Gaspıralı'nın İdealleri" adlı sempozyuma "Gaspıralı'nın Fikrî ve Edebî Eserleri" başlığıyla sunduğumuz bildiride, "Tercüman" gazetesi'ne dayanarak İsmail Bey'in belli başlı eserlerinin bir listesini vermiş ve bu eserler hakkında kısa, öz açıklamalarda bulunmuş idik. Burada edebî eserleri hakkında verdiğimiz bilgileri kısaca özetleyerek özellikle "Darürrahat Müslümanları" adlı eseri üzerinde durmak istiyoruz.

İsmail Bey'in "Molla Abbas Fransevî"nin Avrupa ve Afrikada'ki seyahatlerini, maceralarını konu alan eserleri şöyle bir seri teşkil etmektedir: Frengistan Mektupları, Darürrahat Müslümanları, Sudan Mektupları, Kadınlar Ülkesi ve bunların uzantısı olarak kabul edebileceğimiz Molla Abbas Fransevî'ye Tesadüf-Gülbaba Ziyareti. Bütün bu eserler, ortak bir kahramana sahiptirler ve tek bir roman olarak kabul edilebilirler.

Tercüman gazetesi'nde Molla Abbas Fransevî imzasıyla ilk defa "Frengistan Mektupları"ı yayımlanır: Bu eserin tefrikası 25 Yanvar [Ocak] 1887 / 13 C. Evvel 1304'te 4. sayıda başlar ve 21 Aprel 1889 / 3 Ramazan 1306 tarihli 15. sayıya kadar devam eder.

Frengistan Mektupları'nın Tercüman'da tefrika edilmesi bitmeden eserin "risale" şeklinde basıldığı duyurulur. 28 Noyabr [Kasım] 1888 /7 R. Ahir 1306 tarihli 41. sayıda başlayıp 45. sayıya kadar her sayıda tekrar eden duyuru şöyledir: "Frengistan Mektupları; Molla Abbas'ın mektupları risale şeklinde basılıp gazete alıvçularına 50 ve gayrilere 75 kapik hakk ile yollanır."

Burada "risale şeklinde basılıp" ifadesinden biz, eserin fasiküller hâlinde baskısının yapıldığını düşünüyoruz. Nitekim Tercüman'da böyle fasikül fasikül basılıp okuyuculara sunulan başka eserler de vardır. Ayrıca eserin tamamı gazetede tefrika edilip bitmeden kitap hâlinde tam bir baskısının yapılması da mantıklı görünmüyor. Bizce eser, fasiküller hâlinde yayımlanmaya başlamış ve fasiküller tamamlanınca bu sefer 1891'de kitap hâlinde piyasaya sürülmüş olmalıdır.

Nitekim, Gaspıralı'nın eserleri hakkındaki bibliyografyalarda "Darürrahat Müslümanları"nın 1891 yılında 126 sayfa olarak bastırıldığı bildirilmektedir. Sözü edilen bu baskı, Tercüman'da 1888'de "risale şeklinde" basıldığı duyurulan (yani ilk "fasikül"leri yayımlanan) eserin tamamlanmış hâli olmalıdır. Frengistan Mektupları'nın hem 1888'de hem de 1891'de iki ayrı baskısı yapılmış olsaydı, bu hususta mutlaka Tercüman'da bir açıklama yayımlanırdı. Tercüman üzerindeki araştırmamızda böyle bir duyuruya rastlamadık.

Araştırmacılar, bibliyografya kayıtlarında açıkça bildirilmesine rağmen, 126 sayfa olan bu 1891 baskısını bulamadıklarını söylemişlerdir:

ornek link